Abdurrahman Tevruz

Senior Whirling Dervish & Dhakir

1982 yılında İstanbul Beyoğlu Kasımpaşa'da dünyaya geldi. Beyoğlu Pîrî Reis İlköğretim Okulu ve Beyoğlu Ticaret Lisesi'nin ardından Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden mezun oldu. Tasavvuf kültürüyle tanışması, aslında hiç uzağında olmadığı bir yerde, ilkokulunun hemen yanı başındaki Uşşâkî Âsitânesi'nde gerçekleşti. Çocukluğunun bu sessiz komşuluğu, yıllar sonra bir ömrün yönünü belirleyecekti. 1995 yılında Üsküdar'da Nail Kesova Dede ile uzun zamandır gönlünde muhabbetle taşıdığı sema eğitimine başladı; aynı yıl İstanbul'un ilk mevlevîhânesi olan Galata Mevlevîhânesi'nde ilk mevlevî âyinine çıktı. O günden bugüne, yurt içinde ve yurt dışında kırktan fazla ülkede, çeşitli dernek, vakıf ve özel organizasyonların yürüttüğü yüzlerce projede Mevlevî âyinleri ile devran ve meşk gibi tasavvuf kültürüne ait diğer merasimlerin tanıtımında semazen, hanende, zâkir, danışman, koreograf, eğitmen ve anlatıcı olarak görev aldı. 1999 yılında kurulan Mevlâna Eğitim ve Kültür Derneği'nde on bir yıl boyunca çeşitli görevlerde bulundu; 2000 yılında tanıştığı Hüseyin Top Dede ile bu yolda hizmetlerine devam etti. 2001 yılında sema dersleri vermeye başladı ve Uluslararası Mevlâna Vakfı bünyesinde, özellikle Hazret-i Mevlânâ'nın yirmi ikinci kuşak torunlarından Esin Çelebi Bayru ile yurt içi ve yurt dışında pek çok hizmette birlikte yer aldı. Uluslararası film ve belgesel projelerinde danışmanlık ve oyunculuk yaptı; Türkiye'nin tanıtım filmlerinde dört defa görev üstlendi. 2003 yılında İsviçre'de Davos Ekonomik Forumu'nda ülkemizin mevlevî kültürünü temsil edenlerden oldu. 2007'de UNESCO'nun ilan ettiği Mevlâna Yılı kapsamındaki mevlevî âyini ve sema araştırma heyetlerinde danışmanlık görevi üstlendi; UNESCO'nun Mevlevî semâını somut olmayan kültürel miras olarak kabul ettiği bu süreçte katkıda bulundu ve kurumun yayımladığı kitapta, geleneksel usulde sema eğitimi almış bir semazen olarak yerini aldı. Aynı yıl restorasyonu tamamlanan Yenikapı Mevlevîhânesi'nde ilk âyine çıkanlardan oldu ve burada yıllarca mevlevî âyinleri ile mesnevî sohbetleri düzenledi. Yıllar boyunca Naci Eren, Dursun Çakmak, Kasım Yağcıoğlu, Necdet Tanlak, Ahmet Kadri Yetiş, İbrahim Akkökler, Nuri Özcan, Emin Işık, Yakup Koyuncu, Ömer Tuğrul İnançer, Halil İbrahim Sofuoğlu, Mahmut Erol Kılıç, Ahmet Özkan gibi kıymetli isimlerin ders halkalarında ve meclislerinde bulundu; Konya'da Mustafa Holat Dede ile semazenbaşı olarak âyin-i şeriflere çıktı. Gençlik yıllarında tanıştığı ve gönülden bağlandığı Mehmet Fatih Çıtlak ile eğitimini bugün de sürdürmektedir. 2007'de Fas'ta, 2010'da ise İstanbul Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında, kırktan fazla sanatçının katıldığı ve çeşitli tarikat merasimlerinden örnekler sunan "Sufi Devran" adlı koreografiyi Mehmet Fatih Çıtlak’ın rehber ve danışmanlığında sahneye koyarak bu tarihî kültürü ilk defa bu şekilde seyirciyle buluşturdu; çeşitli ülkelerde de gösterimi yapıldı. 2008 yılında, İstanbul'un merkez tekkesi olarak bilinen Sünbül Efendi Âsitânesi'nin restorasyonunun ardından burada kurulan İstanbul Eğitim, Kültür ve Sanat Derneği'nin kurucuları arasında yer aldı. 2011 yılından itibaren semazenbaşı olarak Konya Âsitâne-i Mevlâna, Galata Mevlevîhânesi, Yenikapı Mevlevîhânesi, Bahariye Mevlevîhânesi, Bursa Mevlevîhânesi ve Kasımpaşa Mevlevîhânesi başta olmak üzere dünyanın pek çok mevlevîhânesinde icralarda bulunmaktadır. 2012-2015 yılları arasında Japonya'da, Nagasaki ve Hiroşima'ya atılan atom bombalarında hayatını kaybedenler anısına düzenlenen "Peace Ceremony" adlı seremonide ülkemizi ve sufî kültürünü temsilen konuşma yaptı ve taziyelerini iletti. 2013 yılında İnsan ve İrfan Vakfı'nın kurucuları arasında yer aldı. 2015 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TİKA'nın ortaklaşa yürüttüğü, Balkanlardaki tasavvuf mirası ve günümüze ulaşan tekkeler üzerine on sekiz günlük bir çalışmada araştırmacı ve gözlemci olarak görev aldı. 2017'de İnsan ve İrfan Vakfı’nı temsilen Konya İrfan Medeniyeti Araştırma ve Kültür Merkezi ile Konyanüma'nın kurucuları arasında yer alarak idari görev üstlendi. 2018'de İstanbul Devlet Türk Müziği Araştırma ve Uygulama Topluluğu'na misafir sanatçı olarak katıldı; 2019'da topluluğun İrfan Tasavvuf ve Meydan Meşkleri bölümünde sözleşmeli sanatçı olarak görev yaptı. 2020 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın ilk defa açtığı semazenbaşı alım sınavında yüksek puan alarak Türkiye Cumhuriyeti tarihinin resmî ilk semazenbaşısı unvanını taşıdı; halen Bakanlığın İstanbul Meydan Meşkleri Topluluğu'ndaki semazenbaşılık görevini sürdürmektedir. Çocukluğundan beri hayalini kurduğu ve 2016 yılında yeniden inşasına başlanan Kasımpaşa Mevlevîhânesi'nin restorasyon sürecine İnsan ve İrfan Vakfı'nı temsilen katkıda bulundu; 2024 yılında bu tarihî mekânın kurucu temsilcisi oldu. Bu çocukluk hayali emeğiyle vücut buldu. Farsça öğrenimine Konya'da Prof. Dr. İbrahim Kunt ile başladı, İstanbul'da Doç. Dr. Milad Salmani ile devam etti ve nihayet Tahran'dan hocası Azar Yunusi'den Gülistan ve Mesnevî okumalarından icazet aldı. Bugün klasik Farsça eserler üzerine çalışmalarını sürdürmekte, Kasımpaşa Mevlevîhânesi'nde Hazret-i Mevlânâ'nın Mesnevî-i Manevî'si ile Sâdî-i Şîrâzî'nin Gülistan'ının okumalarını yapmaktadır. Mevlevî âyinlerinin güfte tercümesi üzerine çalışmalarını sürdürmekte, sema eğitimleri vermeye devam etmektedir. Evli olan Abdurrahman Tevruz, Gülru ve Fatih'in babasıdır.